Sperial Alanlarda Oluşan Kanserler

Dil: Genellikle dil karsinomlarının önemli kısım 60 yaş civarında olmasına rağmen genç yaşlarda hatta adölesan çağında dahi görülebilir. İntraoral karsinomlar içinde en sık görülenlerin dil Ca’lardır. Bundan çok önemli dilin alkol ve sigaradan etkilenmesidir. Ayrıca son yılllarda kadınlarda da aşırı artmaya başlamıştır. Ekseri kanserin dilde oluştuğu yer anterior 2/3 yan taraf veya ventral yüzdür. Nadiren ortada veya dorsumda olur. Dil Ca’ların hemen hemen 1/3’ü kadarıda Circum vallate papillere’dan gerilerde oluşur. Lezyonlar ağrısız başlar, bu nedenle genelde atlanılır. Ağrı, konuşma zorluğu ve yutma güçlüğü geç semptomlardır. Lezyonun oluşumu, dilin 2/3 anterior lateral kenarında etrafı endüre ülser şeklinde başlar. İlerlemesi hacminin artması ve hemen mukozanın altındaki dil kaslarına invazyonunun olmasıyladır. Sıklıkla görüldüğünden daha fazla kitle vardır ve palpe edildiğinde büyüklüğü anlaşılır. Lokal olarak ağız tabanı etrafına daha çok yayılma eğilimlidir ve büyümeye devam ettiğinde mandibulayı invazyona uğratır. Sınırlı dil hareketleri yaygın kas infiltrasyonlarmın varlığını göstergesidir. Genelde görüldüğünde T2 tömürü (2,lcm – 4cm) kadardır. Genelde ilk tümör teşhisi yapıldığında lenf nodül metastazı yaklaşık %30 kadardır. Bir seride ise %5 kadar iki taraflı tutulum ve yaklaşık %60 kadarda dilin tabamda tutulum olandır. En sık tutulan nodlar submandibular, subdigantrik ve midjugularlerdir. Submental tutulma, alt jugular ve arka üçgenin tutulması nadirdir.sperial kanserler, sperial alan kanserleri, sperial alanlarda oluşan kanser tedavileri

Tedavi

Tl lezyonlar için cerrahi ve RT aynı derecede efektiftir. Wedge rezeksiyon basit bir işlemdir. Morbiditesi azdır. Eğer seçilen tedavi R.T. ise, lokal radyoaktif implant seçilmelidir, radyum iğneleri ve iridyum 192’deki gibi burada çok fazla işlem olabilir, lezyon trakeotomi gerektirebilir. Geniş lezyonu olanlarda örneğin; T2 gibi, ağız yolundan dil çıkarılıp ve parsiyel rezeksiyon yayılır. Bu açılımın zor olduğundan dudak ikiye kesilip hatta mandibuladan daha rahat görülebilir. Eğer mandibulada invazyon varsa invazyonun derecesine göre marjinal veya total rezeksiyon yapılır. T2 ve T3 lezyonlannda boyun disseksiyonu yapılır. Bununla birlikte boyun bölgesine R.T. yapılmasında fayda vardır. Eğer geniş lezyonlarda mandibulektomi yapılmışsa yara iyileşir iyileşmez 5000 rad ışın verilir. Daha yaygın tutulumlarda

kemotrapi uygulaması ilave edilebilir. 5 yıllık sürvileri genel ortalamada %49 civarındadır. %90 kadar Tl lezyonlar parsiyel glosektomi ile kontrol altına alınabilir veya interstisyel R.T. ile kontrol altına alınabilmektedir. Prognozu etkileyen iki faktör lezyonun büyüklüğü ve nodal tutulumunun varlığıdır. Bir seride stage I hastalarda 5 yıllık tedavi takibinde bir %69-2, stage H’de ise %52.7 ve stage H’de ise %36.6 olduğu görülmüştür. Dil ve dil kökü (radix) kanserlerinde cerrahi %71 hastaya, cerrahi + RT ile birlikte %82 oranında tedavi edilmiştir. Bu bölgenin kanserlerin yaklaşık 60 yaş civarında sıklıkla vuku bulur ve insidansı dilin karsinomuna yaklaşık orandadır. Kadın, erkek oranı 1:3 ve 1:4 arasındadır. Kozatif faktörler alkol ve tütün alımıdır. Esnek tutulum yeri genellikle anterior olmasına rağmen orta hatta olabilir. Metastazdan dolayı lenf nod büyümesi genelde rastlanmaz. Submandibular glandın kendisi Wharton kanalının blokajından dolayı genişleyebilir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir