Soğuk Algınlığı

Sıcak yaz aylarından geçiş yaptığımız ve soğuk havalarla karşılaştığımız sonbahar aylarında pek çok kişi gribe yakalanmaktadır. Bilinenin aksine soğuk havayla birebir etkisi olmadığı belirtilen soğuk algınlığı rahatsızlıklarına sıklıkla korona ve rinovirüs adı verilen virüslerin neden olduğu ve virüs kaynaklı bir üst solunum yolu hastalığı olduğu da eklenmektedir.

Sonbahar aylarında havaların aniden soğumasıyla birlikte kapalı ortamlarda geçirilen vakit artmakta, okulların açılması, yeni bir iş döneminin başlaması, stresin çoğalması, burun mukozasındaki soğumayla birlikte bu virüslerin yaşama alanın artması gibi pek çok etki nedeniyle virüsler çok daha kolay bulaşabilmekte ve bağışıklık sistemimizde daha büyük bir etki yaratmaktadır. Bağışıklık sistemlerimizin farklı güçlerde olması nedeniyle belirtiler herkeste aynı olmamaktadır. Yetişkinlerin %25’inde belirtiler kendini göstermezken özellikle çocuklarda ateş ilk sırada gelmekte, yaşlılar ise sekonder bakteriyel enfeksiyon riskiyle karşı karşıya kalmaktadır.soğuk algınlığı, soğuk algınlığından korunma, soğuk algınlığı belirtileri

Sonbahar Gribi Belirtileri

Değişik etkilerin birleşmesiyle birlikte vücudumuzu etkileyen bu virüs kaynaklı hastalığın gösterdiği belirtiler arasında en çok rastlananı boğaz kuruluğu, öksürük, boğaz ağrıları, hafif ateş, boğuk ses, hapşırma, hafif baş ağrısı, burun tıkanıklığı, tat ve kokuda azalmalar olmaktadır. Çok nadir olmakla birlikte bazı hastalarda iştahsızlık, yorgunluk ve titreme de görülebilmektedir.

Soğuk algınlığının bu belirtileri yaklaşık olarak 7 gün sürmekte ve 1/ 4 lük bir kısımda bu süre 2 haftaya kadar uzayabilmektedir. Özellikle çocuklarda ise soğuk algınlığı varken bakteriyel ikincil enfeksiyonlarla birlikte grip, boğaz enfeksiyonu ve kulak iltihabı eklenmektedir. Bağışıklık sistemi güçlü olmayan bireylerde ve yaşlılarda ise daha sık olarak zatürre, akut bronşit, akut bakteriyel sinüzit ve daha ilerleyen safhalarda menenjit gibi hastalıklar için de risk oluşmaktadır.

Tedavi ve İyileşme Safhaları

Soğuk algınlığı konusunda kesin bir reçete bulunmamakla birlikte bol bol sıvı alınması, bağışıklık sistemimizin virüslerle savaşması devam ederken bol miktarda dinlenme, yatak istirahatleri, ateş ve baş ağrısı şikayetleri için parasetamol, aspirin, ibuprofen alınması yarar sağlayabilmektedir. Bu tür ilaçlı tedavi yöntemi kesinlikle bireysel olarak uygulanmamalı ve mutlaka bir hekime muayene olunmalıdır.

İlaçlı tedavinin yanında buhar banyosu yapılması, burun temizliği için tuzlu su kullanımı hastalığın belirtilerini hafifletecektir. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirecek olarak vitaminlerin alınması konusunda hassas olunmalı özellikle C vitamini bakımından zengin besinleri tüketmeye dikkat edilmelidir.

Bir Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir